Haber7 yazarı Prof. Dr. Recep Bozdoğan  Koronavirüs  salgını nedeniyle insanların evlerine çekildiği bu günler dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Bundan otuz , kırk sene önce insanların aklından bile geçmeyen &#

haber7
0

Ev bizim hem inanç sistemimizin hem de toplumsal yapımızın temel öğelerindendir. Kâbe-i Muazzama’ya “Beytullah” (Allah’ın evi) der , günde beş defa ona yönelir , dünyevî bütün meşgaleleri geride bırakarak Allah’ın huzuruna çıkar , dua ederiz.

İlk kıblemiz olan Mescid-i Aksa’ya ve Kudüs-i Şerif’e Beytülmakdis (Mukaddes ev) der , üç semavî dinin “kutsal” gördüğü bu mekânı bir barış ve huzur diyarı olarak görürüz. İslâm tarihinin ilk bilim merkezi “Beytülhikme” (Hikmetler evi) adıyla kuruldu , dünya tarihine yön veren bilimsel çalışmalar gerçekleştirildi.

Peygamberimizin aile fertlerine “Ehl-i beyt” (Ev halkı) der , tâzim ve hürmette kusur etmeyiz. Gündelik hayatımızda Ehl-i beyt gibi olmaya çalışır , çocuklarımıza onların güzel isimlerini verir , Ehl-i beyt ahlâkı ile ahlâklanmalarını isteriz. Medeniyetimizde ayrı bir yere sahip olan “ev” , köşklere , konaklara dönüşerek tarih boyunca şehirlerimizin her yanını süsledi. Eve özel bir değer atfeden ecdadımız , dünya tarihinde mümtaz bir yere sahip özgün bir mesken mimarisi geliştirdi.

Memleketin her yanında farklı tarz ve üslupta tezahür eden bu özgün mimarî; İstanbul , Kastamonu ve Bursa’da ahşap , Afyon , Amasya ve Ankara’da hımış , Kayseri , Gaziantep ve Mardin’de taş konaklarda hayat buldu. Evin ...

Haberin devamını okumak için TIKLAYINIZ


Paylas
Yorum Yaz
7 + 1 =