Yönetmen   Nazif   Tunç  , sinema anlayışına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. "Ahirette  alacağım   ödüller  için de  film  yapıyorum" diyen  Tunç  , "Nasıl senaryo yazılır" sorusuna da , "

haber7
0

 "Karınca" , "Peygamberin Kılıçları" , "Semazen" , "Kiralık Anne" ve "Hicret"in de aralarında bulunduğu çok sayıda yapıma yönetmen ve yapımcı olarak imza atan  Nazif  Tunç , Türk sinemasındaki yolculuğunu , sinema ve sanata bakış açısını ve Türk sinemasına ilişkin düşüncelerini anlattı.

1986 da Tarık Buğra’nın kaleme aldığı "Kuruluş- Osmancık" dizisinde senaryo asistanlığıyla başladığınız "ekran" maceranız bugün beyaz perdede "Karınca" filmi ile taçlandı. Gazetede sinema yazıları yazan  Nazif  Tunç bugün önemli bir yönetmen. Gazetecilikten sinemacılığa geçiş nasıl oldu?

"Trakya kasabası Uzunköprü de okumayla , edebiyatla , sanatla ilgilenen , bir hudayinabit gibi , hocası , eğitmeni , öğretmeni olmadan hayat yollarında kendi başına sanat macerası yaşayan bir çocuktum. Yeni yetmeliğim , çocukluğum halk kütüphanesiyle , halk sineması denilen iki kültür ocağının arasında geçti o kasabada. Halk sineması belediyenin sinemasıydı ve orada filmler seyrediyordum. Halk kütüphanesinde de Kemalettin Tuğcu dan , Murat Sertoğlu ndan başlayarak Yaşar Kemallere , Orhan Kemallere , Behçet Necatigillere kendiliğinden ulaşmış bir maceram oldu.

"Edebiyat dünyasına derin ve güçlü yumruklar atmaya çalışan taşralı bir heveskardım"

İstanbul da üniversiteyi kazandım. İçimde sinemaya karşı bir ...

Haberin devamını okumak için TIKLAYINIZ


Paylas
Yorum Yaz
2 + 2 =